Geçmiş Hayatların İzinde - Murat Hiçyılmaz
- MarkalarKanguru Yayınları
- Ürün Kodu: 978-605-175-343-0
- Stok Durumu: Stokta var
-
85,00TL
- Vergiler Hariç: 85,00TL
Bir ara, -galiba biraz fazlaca kaçırmıştı bu akşam!-
Vasil Enişte rakı kadehini benimkine şöyle sertçe vurup, iç
çekerek dikti kafasına:
“Off vre Aleko, gitmek mi zor, kalmak mı zor, söyle bakalım
şimdi, ne demek lazım bu işe? Bak işte gitmişler, ama hâlâ bir parçaları
burada. Kopamamışlar. Şu, bu topraklarla hiç ilgisi olmayan kızcağız bile,
burada arıyor kendini, kendine ait bir şeyleri. Öte yandan… Biz kaldık işte.
Git dediler, gitmedik, direndik, kaldık. İyi mi ettik? İyi ettik tabii, lafı mı
olur? Ama yine de… Ne bileyim be Aleko. Keşke böyle olmasaydı bu işler. Keşke kendi aralarında verdikleri hükmü
yapıştırmadan alnımıza, Türkü, Rumu, Ermenisi, Yahudisi, Kürdü… Bize de sorsalardı
bir kere, ne istiyoruz diye…”
Sonra, ani bir hareketle kalktı masadan, merdivenlerde
kayboldu. Bir dakika sonra, elinde kocaman bir sazla döndü geri. Doğrusu hiç
bilmiyordum eniştemin saz çaldığını.
Halam da en az benim kadar şaşırmıştı sazı görünce:
“Hayrola Vasil?” dedi, “Yıllardır dokunmuyordun sazına, ne
oldu böyle birdenbire?”
“Ne bileyim be agapimu” diye sevecenlikle yanıtladı sazın
akordunu yaparken bir yandan eniştem, “Günü bugünmüş demek ki.”
Boşalmış olan kadehini doldurdu yavaşça, az su koydu üstüne,
irice bir yudum aldı rakısından, boğazını temizledi, önce bir şeyler arıyormuş
gibi birkaç kez öylesine vurdu sazın tellerine, gözlerini kapattı sonra, derin
bir nefes aldı…
“Ben melamet hırkasını
Kendim giydim eğnime
Ar-û namus şişesini
Taşa çaldım kime ne
Haydar Haydar, taşa
çaldım, kime ne!”

